Sınav senem dedim çok çalışcam dedim. Yükselcem dedim. yükseldim. umutlandım. güzel sonuçlar almak için girdim sınava. heyecanlandım. beynimde ki bütün bilgiler birbirine girmiş gibiydi. heyecan benden çok soru götürdü. kötü bir sınav sonucu geldi, annemi üzen beni ağlatan. sayısal olarak kırk dört bin ha takıntılı bir insan için kırk üç bin dokuz yüz elli beş. dediler ki çekebilir diğer sınavda. örnekleri var kırk beş binden on bine çekenler. şimdi daha çok umutluyum çalışıp yapacağım diyorum. annemin babamın umutlarını, beklentilerini boşa çıkarmak istemiyorum diyorum. dualar ediyorum Rabb'ime her namazdan sonra el açıyorum bu sefer onları güldürebileyim, mutlu edebileyim istiyorum diye. tabi ki, hedeflerime ulaşmak da istiyorum. ama bu kadar emek de boşa gitmemeli.
yazı yazmaktan uzaklaştım. kitap desen ara sıraydı. artık gerçek dünyadan sıkıldım. kitapların dünyasına geri döndüm yazı ise yine çok olmayacak çünkü ulaşmam gereken öncelikli hedeflerim var. bir yerlere karalarım ama sınavdan sonra daha çok yazacağım hele ki hedefime ulaşırsam değmeyin keyfime. artık kitaplara döndüğüme göre kitaplardan bahsedebilirim. ilk olarak Madam Bovary den bahsetmeliyim harika bir kitap. bir kadının duygularını çok güzel anlatıyor. kitapta biraz ilerledikten sonra elinizden bırakamıyorsunuz zaten. ve dokzuncu sınıftan beri merak ettiğim Ah Min-el Aşk adlı kitap daha okumaya başlamadım ama okuyup hemencecik bitirip okul kütüphanemize gelen diğer güzel kitapları okumak istiyorum.
yazı konusuna tekrar gelirsek yıllık yazıyoruz arkadaşlarımla 4 yıllık birlikteliğimi özet yapıp bir kaç satıra sığdıracağım bazılarına da zorunlu bir kaç cümle. bugün okumasaydık ne olurduk yaptık kitap yazardım dedim bi çok kişi de öyle dedi.biraz mutlu oldum. herkes içime kapandığımı söyledi. bilmem sanırım içime kapanmak hoşuma gidiyor çünkü insanların kuralları var. bir insanı sevmek bile kurallar dahilinde. hiç öyle şey olur mu yahu? sevmek kavramı kurallara sığar mı? şimdi gelip de bu insanlara duygularından bahsedebilir misin? bahsedemezsin işte bende tam bu yüzden susuyorum. susmak güzel şeymiş doğrusu.